Güncel
Yayınlar
| İlaçların yanlış kullanımı |
|
|
|
| Çarşamba, 06 Nisan 2011 08:03 |
|
İLAÇLARIN YANLIŞ VE UYGUNSUZ KULLANIMI ÖNLENEMEZ İSE BULAŞICI HASTALIKLARLA MÜCADELE GÜÇLEŞECEKTİR - HASUDER Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) kuruluş yıldönümü olan 7 Nisan tarihini Dünya Sağlık Günü olarak kutlanmaktadır. Dünya Sağlık Günü önemli halk sağlığı sorunlarına odaklanmak ve sorunların çözmeye yönelik küresel ölçekte etkinlikler başlatmak için önemli bir fırsat olarak görülebilir. Dünya Sağlık Günü 2011’in teması olarak mikroplara karşı kullanılan ilaçlara dirençtir.
İlaçlara direnç bakteri, mantar, virüs ya da paraziter hastalık etkenlerinde görülür. Antimikrobiyal direnç (AMR) bir mikroorganizmanın daha önce duyarlı olduğu bir ilaca karşı direnç geliştirmesidir. Daha önce etkili olan bir ilacın artık etkisiz olmasıdır. Böylece standart tedaviler etkisiz hale gelir, infeksiyon sürer ve başkalarına yayılabilir.
AMR, antimikrobiyal ilaç kullanımının, özellikle de yanlış kullanımının bir sonucudur. Dirençli mikroorganizmaların oluşturduğu infeksiyonlar, sık olarak geleneksel tedaviye yanıt vermemekte, hastalığın daha uzun sürmesine ve daha yüksek ölüm riskine yol açmaktadır. Her yıl yaklaşık 440 000 yeni, çoklu ilaca dirençli tüberküloz olgusu ortaya çıkmakta, bu olgular en az 150 000 ölüme yol açmaktadır. İlaçlara direnç sıtmanın yerleşik olduğu ülkelerin çoğunda da yaygındır. Uygunsuz ve akılcı olmayan antimikrobiyal ilaç kullanımı, dirençli mikroorganizmaların oluşması, yayılması ve varlıklarını sürdürmesi için uygun koşulları sağlar.
İlaç direnci bulaşıcı hastalıkların kontrolünü güçleştirmektedir. AMR tedavinin etkililiğini azaltır, böylece hastalar daha uzun süre bulaştırıcı kalır ve potansiyel olarak dirençli mikroorganizmaları başkalarına yayabilirler. AMR antibiyotik öncesi döneme dönüş tehdidi oluşturmaktadır. Pek çok bulaşıcı hastalık riski kontrol edilemez hale gelmekte ve 2015 için belirlenen Birleşmiş Milletler Binyıl Kalkınma Hedefleri’nden sağlıkla ilgili hedeflere ulaşma yolunda kaydedilen ilerlemeyi yörüngesinden çıkarmaktadır.
AMR sağlık bakımının maliyetini artırır. İnfeksiyonlar birinci kuşak ilaçlara dirençli hale geldiklerinde, daha pahalı tedavilerin kullanılması gerekir. Ailelerin ve toplumların mali yükünü artırır. AMR sağlık güvenliğini tehdit etmekte ve ekonomilye zarar vermektedir. Küresel ticaret ve seyahatin artması, dirençli mikroorganizmaların uzak ülkelere ve kıtalara hızla yayılmasına izin vermektedir.
Ülkemiz açısından ele alındığında, her türlü ilacın gereksiz ve uygunsuz kullanımı yaygındır. Gereksiz ve uygunsuz ilaç kullanımında sağlık sistemindeki aksaklıklar ve sağlık personelinden kaynaklanan sorunlar kadar halkın yetersiz sağlık eğitiminin de katkısı vardır. Bu nedenle sağlık hizmetlerinin sunumunda ticari kaygılar ön plana çıkartılmamalı, kanıta dayalı, akılcı ilaç kullanımı yaygınlaştırılmalıdır. İlaç sektörünün hekimleri etkileme çalışmaları engellenmeli, topluma yönelik kapsamlı ve uzun süreli akılcı ilaç kullanımı programları uygulanmalıdır. İlaçların doğru yerde doğru biçimde, doğru miktarda kullanılmasını sağlayacak çalışmalara daha çok önem verilmelidir. İlaç direncinin önlenmesinde politikacılar, hekimler, ilaç sektörü ve hastaların yakın işbirliği gereklidir. Aksi durumda ilaç direnci sorunu gelecekte bugünkünden çok daha büyük bir sorun olarak karşımıza çıkabilir. 05.04.2011
HALK SAĞLIĞI UZMANLARI DERNEĞİ YÖNETİM KURULU |





