top


Dünya Sağlık Örgütü Salgın İletişim Rehberi PDF Yazdır e-Posta
Çarşamba, 13 Ocak 2010 15:43

Salgınlar kaçınılmaz ve genellikle önceden tahmin edilemeyen olaylardır. Salgının etrafını kuşatan çevre, tüm halk sağlığı içinde benzersizdir. Salgında sıklıkla belirsizlik, kargaşa ve aciliyet hissi belirgindir.

 

 Genellikle basın yoluyla gerçekleştirilen iletişim, salgın ortamının diğer bir özelliğidir. Ne yazık ki pek çok iletişim başarısızlığı, salgın kontrolünü geciktirmiş ve toplumun güvenini, uyumunu baltalamış, ekonomik, sosyal ve politik telaşın uzamasına neden olmuştur. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tıpkı epidemiyolojik eğitim ve laboratuar analizi alanlarında olduğu gibi iletişim uzmanlığının da salgın kontrolünün temel bir parçası olduğunun kabul edilmesi zamanının geldiğine inanmaktadır. Peki, bir salgın sırasında genellikle kitle iletişim araçları yoluyla toplumla iletişim kurarken kullanılması gereken en iyi yöntemler nelerdir?

 

Salgın sırasında toplumla iletişim rehberi

 

2004 yılının başlarında DSÖ, toplumda olabildiğince az kargaşa oluşturarak hızlı salgın kontrolü sağlamayı amaçlayan kanıta dayalı, sahada sınanmış bir iletişim rehberi tasarlama çabası içine girmiştir.  Bu süreçte ilk adım, risk iletişimi yazınının geniş bir biçimde gözden geçirilmesi olmuştur. DSÖ bu işlem sırasında, salgınla doğrudan ilgili olan risk iletişim bileşenlerini belirlemiştir. Daha sonra bu materyal, iletişim etkililiği ya da başarısızlıkları ile güçlü ilişki gösteren özelliklerine ayrıştırılmıştır. Son olarak da bu yeni özellikler pek çok kültür, politik sistem ve ekonomik kalkınma alanından gelen salgın kontrol uzmanları tarafından değerlendirilmiştir. Pratik değerlendirme süzgecinden geçirilmiş olan bu geniş gözden geçirmenin sonuçları, en iyi salgın iletişim uygulamalarının kısa bir listesidir. Bu uygulamalar aşağıda listelenmiştir.

 

 

 

  1. Güven

 

Salgın iletişiminin başta gelen amacı toplumla güven oluşturan, güveni sürdüren ve onaran bir biçimde iletişim kurmaktır. Bu ilke farklı kültürler, politik sistemler ve ekonomik gelişmişlik düzeyleri için geçerlidir.

 

a. Toplumun güvenini kaybetmenin sonuçları tıbbi, ekonomik ve politik koşullar açısından çok ağır olabilir. Pek çok çalışma ve halk sağlığı deneyimleri, bireylerin kendilerini korumakla yükümlü kişilere daha az inanmalarının daha fazla korkarak salgın yönetim talimatlarına daha az uyum gösterecek seçim ve davranışlar içine girecekleri varsayımını desteklemektedir.

 

b. Üst düzey yönetim bu amacı desteklemelidir, ancak özgün güven oluşturucu önlemlerin geliştirilmesi için yönetimin desteğini kazanmanın önünde pek çok pratik engel vardır.

 

ı. Bunun nedeni güven oluşturan önlemlerin genellikle sezgi karşıtı olması ile ilgilidir (örneğin belirsizliği kabul edip aşırı güven telkin etmeden kaçınan yaklaşımlar.)

 

ii. Sonuç olarak iletişimciler ve politika yapıcılar arasında içten güven oluşturulması kritiktir. Güvenin ayrıca iletişimciler ve yapmaları gereken diğer işlerden kendilerini alıkoyması nedeniyle toplumla iletişimi bir ihtiyaç olarak hissetmeyen teknik salgın yanıt personeli arasında oluşturulması esastır. İletişimciler, teknik personel ve politika yapıcılara arasındaki bu iç ilişki bazen “güven üçgeni” olarak da anılır.

 

·         Güven üçgeninin henüz ihtiyaç oluşmadan önce temini önemlidir. Bu zordur çünkü muhtemelen farklı bakanlıklar tarafından temsil edilen tarafların, uzlaşma oluşturmayı gerektirecek çıkar çatışmaları olabilir.

 

c. Toplumla iletişimde güven her iki yönde de kritiktir. Kanıtlar, toplumun paniğinin bireyler açık yüreklilikle bilgilendirildiğinde daha nadir olduğunu ortaya koymaktadır. Ancak salgın yöneticilerinin, toplumun eksik ve bazen kendilerini telaşlandıran bilgiye tahammül etme becerisine olan güven düzeyi, iletişimle ilgili karar vermeyi ve iletişiminin etkinliğini etkilemektedir.

 

d. Sorumluluk, katılım ve şeffaflık mekanizmaları güvenin oluşturulması ve sürdürülmesi açısından önemlidir, bunlar ayrıca güvenin düşük olduğu durumlarda güvenin tekrardan yavaş bir biçimde inşası için özellikle önemlidir.

 

  1. Erken duyurmak

 

Güvenin ilk bileşenleri, salgın ilk defa resmi olarak duyurulduğunda oluşur. Bu mesajın zamanlaması, samimiyeti ve kapsayıcılığı çok önemlidir.

 

a.Bugünün küreselleşmiş, donanımlı dünyasında salgınla ilgili bilgilerin toplumdan saklanması neredeyse imkansızdır. Sonuçta salgın açığa çıkartılacaktır. Bu nedenle söylenti ve yanlış bilgilerin önlenmesi ve olayın ifade edilebilmesi için en iyisi, salgını olabildiğince erken duyurmaktır.

 

b. Bilginin saklandığı durumlarda kişiler, riski olduğundan daha yüksek bir düzeyde değerlendirmeye eğilimlidirler. Kanıtlar, yetkililerin endişe verici bilgileri saklama süreleri ne kadar uzarsa bilgi açıklandığında, özellikle dışardan bir kaynak tarafından açıklandığında o kadar korkutucu olacağını göstermektedir.

 

c. Açıklama, toplum davranışının riski azaltabileceği veya salgının kontrolüne katkısının olabileceği bir zamanda yapılmalıdır.

 

d. Salgının küçük ölçekli olması veya bilginin yetersiz olması açıklamayı geciktirmek için tek başına yeterli nedenler değildir. Ebola raporunda olduğu gibi sadece tek bir olgunun bile erken açıklama yapmayı gerekçelendirdiği zamanlar vardır.

 

e. Ancak olası problemler söz konusudur.

 

i.                    Hızlı yapılan açıklamalar ilk değerlendirmeyle aynı fikirde olmayan ortakları şaşırtabilir. Bu durum, temel ve öngörülebilir paydaşlarla iyi kurulmuş iletişim yollarının oluşturulması ile en aza indirilebilir. Bu sistemler, rutin değişimler ve masa üstü egzersizleri yoluyla test edilmelidir.

 

ii.                  Erken açıklamalar, genellikle tamamlanmamış ve bazen yanlış bilgilere dayanmaktadır. Erken verilen bilginin, geliştikçe ve kanıtlandıkça değişebileceği topluma bildirilmelidir. Erken uyarının oluşturduğu yarar, risklerden daha ağır basmaktadır, hatta bazı riskler (yanlış bilgi verme) uygun salgın iletişim mesajları ile en aza indirilebilir.

 

 

 

 

  1. Şeffaflık

 

Salgın boyunca toplumun güveninin sağlanması şeffaflık (diğer bir deyişle samimi, kolayca anlaşılan, tam ve kelimesi kelimesine doğru bir iletişim) gerektirir. Şeffaflık, salgın yöneticileri ve toplum arasındaki ilişkiyi tanımlar. Toplumun salgın kontrolü ile ilgili olarak bilgi toplama, risk değerlendirme ve karar verme işlemlerini “izlemesini” sağlar.

 

  1. Şeffaflığın, belirsizlik ve bilinmeyenlerle yüzleşildiği zamanlarda bile salgın yöneticilerinin sistematik olarak yanıtlar aradığını göstermek gibi pek çok yararı vardır.

 

  1. Şeffaflık, salgın yönetim yapı ve işlemlerinde zayıflığı da açığa çıkardığı için ihtiyatlı ve sorumlu karar verme için güçlü bir güdüleyicidir.

 

  1. Açık sözlülük, hasta mahremiyeti gibi genel olarak kabul edilen kişisel haklarla tutarlı işlevsel bir hedef olmalıdır.  Anahtar bireyin haklarının, toplumsal iyilik ve toplumun güvenilir bilgiye olan ihtiyaç ile arzusuna doğrudan uygun bilgi ile dengede tutulmasıdır. Şeffaflığın sınırlarının topluma duyurulması ve neden bu sınırların koyulduğunun açıklanması, sınırlar gerekçelendirildiği sürece genellikle iyi anlaşılır. Ancak şeffaflığın sınırları gereksiz bir gizliliğin mazereti olarak kullanılırsa, toplumun güveninin kaybolması olasıdır.

 

  1. Şeffaflığın karşısında pek çok engel olabilir.

 

i.                    Ekonomik savunmalar pek çok zaman ileri sürülür, ancak halk sağlığı çalışanlarının ilk kaygısı insan sağlığı olmalıdır. Artan sayıda kanıtlar, yönetimler şeffaf olduğunda ve geçmişte etkin salgın yönetimini ortaya koyduklarında,  salgının ekonomik sonuçlarının daha çabuk iyileştiğini göstermektedir.  

ii.                  Basın açıklaması için hazırlık yapma, kamu çalışanlarının mesleki gelişiminin temel bir bileşeni olmalıdır. Mümkün olan her durumda, basın etkileşiminin öncesinde böylesi bir hazırlık olmalıdır. Bu, konuşma becerileri sürecinden çok özgün mesajlar ve olası sorulara yanıtları içeren bir hazırlıktır.

 

iii.                Konuşmacı ve kamu görevlileri kötü haber vermek veya belirsizlikten söz etmek konusunda kendilerini rahat hissetmezler.

 

iv.                Altyapı yetersizliklerini ortaya koyma ile ilgili bir kaygı olabilir. Gurur, utanma, suçlanma korkusu açık sözlülükte eksikliğine yol açabilir.  

 

v.                  Bu faktörlerin yönetimi akut durumlarda çok zor olsa da salgın planlama hazırlığında stratejilerden biri, karar vericiler ve üst düzey teknik görevliler arasında daha fazla şeffaflığa yönelik bir kültürel değişim olmalıdır.

 

Şeffaflık tek başına güveni sağlayamaz. Toplum yeterli kararların alındığını izlemelidir. Ancak genellikle artan şeffaflık, artan güven ile sonuçlanır.

 

  1. Toplum

 

Toplumu anlamak etkin iletişimde kritiktir. Genellikle daha önceden var olan inanışları değiştirmek, bu inanışlar açıkça konuşulmadığı sürece zordur. Toplumun ne düşündüğünü bilmeden, uzmanlar ile toplum arasındaki köprü oluşturacak başarılı mesajlar tasarlamak neredeyse imkansızdır.

 

  1. Eski risk iletişimi anlayışı toplumu teknik kararlar (“karar ver ve söyle” stratejisi olarak bilinir) konusunda bilgilendirmeğe yönelikti. Bugün ise risk iletişimcileri, kriz iletişiminin bir diyalog olduğunu öğretmektedirler.

 

  1. Toplumun özgün risklerle ilgili inanç, görüş ve bilgilerini anlamak iletişimcinin görevidir. Bu görev bazen “iletişim sürveyansı” olarak da adlandırılır.

 

  1. Mümkünse toplum temsilcilerinin, karar verme sürecine katılmaları sağlanmalıdır. Çoğu defa bu mümkün değildir, bu nedenle karar verme süreci geliştikçe bu görüşleri anlamak ve temsil etmek, salgın iletişim yöneticisinin görevi haline gelir.

 

  1. Toplumun kaygılarına, asılsız gözükseler de değer verilmelidir.  Toplumun sahip olduğu görüşün geçerliliği varsa, üretilecek politikalar bu görüş ile tutarlı olmalıdır. Toplumun sahip olduğu görüş hatalı ise de görmezden gelinmemeli, küçük görülmemeli, alay edilmemeli ve alenen tanınarak düzeltilmelidir. 

 

  1. Risk iletişim mesajları, toplumun kendini korumak için alacağı önlemlere yönelik ilgili bilgi içermelidir. Bu durum, kişilerde kendi sağlık ve güvenlikleri üzerinde kontrol oluşturma duygusunu geliştirir, bu da riske daha makul yanıtlarla reaksiyon vermelerine olanak sağlar.

 

Toplumun kendi sağlığı ile ailesinin sağlığını etkileyecek bilgiye sahip olma hakkı vardır. Toplumun kim olduğunu ve ne düşündüğünü öğrenmek, başarılı bir salgın iletişimi için kritiktir. Kişisel koruyucu önlemler, kişilerin kendi sağlıkları ile ilgili sorumluluk almalarını desteklediği için özellikle faydalıdır.

 

5. Planlama

 

Halk sağlığı çalışanlarının karar ve uygulamalarının, toplumun risk algısı ve güveni üzerine, iletişimden çok daha fazla etkisi vardır. Salgın kontrol yöneticilerinin, sadece söylediklerinin değil yaptıkları her uygulamanın risk iletişimi üzerine etkisi vardır. Bu nedenle risk iletişimi, risk analizi ve risk yönetimi ile entegre edildiğinde daha etkili olur. Risk iletişiminin, majör olayların hazırlık planlarına ve salgına yanıtın tüm yönlerine dahil edilmesi gereklidir.

 

  1. Henüz ihtiyaç oluşmadan önce bir risk iletişim planı hazırlayın. Salgın iletişim planı, salgın yönetim planının baştan itibaren bir parçası olmalıdır. Salgın iletişiminin etkili olabilmesi için kararların duyurulmasında son dakika eklenen bir özellik olmaması gerekir.

 

  1. İletişim planlama, genellikle kurumların iletişimcileri tarafından yürütülür ve sıkça üst düzey yönetim tarafından görmezden gelinir. Belirsizliği tanımanın veya toplumun inanç ve korkuları ile empati kurmanın gerekliliğini yöneticilere anlatmak amacıyla bir krizi beklemek potansiyel bir tehlikedir, çünkü salgın iletişim ilkeleri bazı sezgi karşıtı nosyonları içerir.

 

  1. Kriz oluşmadan önce ilk duyurularla ilgili konular, şeffaflığın sınırları ve diğer iletişim bileşenleri üst düzey yönetim ve ideal olarak politik liderlerle kararlaştırılmalıdır. Temel özellikler; ne yapılmalı? kim bilmeli? kim konuşmacı olmalı? hangi kurum öncülük etmeli? kim harekete geçmeli? gibi sorulara yanıtları kapsamalıdır. Bu adımlar, diğer bakanlıklar ve eğer ihtiyaç varsa uluslararası toplumla bağlantı kurmak için genel bağlama yerleştirilir.

 

Tüm bunlar, planlanmamış olan salgın iletişiminin sonu başarısızlık olacak demek değildir.  Örneğin güven, salgın sırasında gelişebilir. Ancak ihtiyaç duyulmadan önce güvenin oluşturulması çok daha kolaydır.

 

Sonuç

 

Salgın iletişimi için olan bu prensipler, etkin olarak uygulandıkları takdirde toplumda daha fazla toparlanma ile sonuçlanacak ve salgının hızlıca sınırlanmasını desteklemek için uygun toplum katılımına rehberlik ederek morbidite ve mortaliteyi sınırlandıracaktır.  Buna ek olarak etkin salgın iletişimi, ülkenin uluslararası duruşuna, ekonomisine ve halk sağlığı altyapısına gelebilecek hasarı en aza indirecektir.

 

DSÖ, şu anda salgın iletişim etkinliklerini genişletmektedir. Gelecek adımlar arasında, iletişim çalışanlarının salgınlar sırasında DSÖ ülke ofislerine destek sağlamaları için eğitimleri vardır. DSÖ, ayrıca üye ülkeleri talep ettiklerinde salgın iletişim kapasitelerini geliştirme konusunda desteklemeyi planlamaktadır.

 

Halk sağlığının ana hedefi, olabildiğince az sosyal aksamaya yol açarak salgını mümkün olduğunca hızlı kontrol altına almaktır. Etkin salgın iletişimi, bu hedefe ulaşmadaki araçlardan biridir.

 

Yorum ekle

Lütfen hakaret ve küfür içeren yorumlar yapmayınız


Güvenlik kodu
Yenile


bottom

Destekleyen Joomla!. Designed by: Lonex.com domain registrar ntchosting Valid XHTML and CSS.