top


TÜBERKÜLOZ PDF Yazdır e-Posta
Çarşamba, 13 Ocak 2010 15:34

Tüberküloz, halk arasında verem olarak bilinen, bir mikrobun sebep olduğu bulaşıcı bir hastalıktır. Tüberküloz, dünyada en sık ölüme neden olan bulasıcı hastalıklar içinde HIV/AIDS enfeksiyonunun ardından ikinci hastalıktır.

Tüberküloz, çok uzun zamandır bilinen, üzerinde durulan ve görülme sıklığı giderek artan bir hastalıktır. Önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalık olmasına karşın, ülkemizde ve tüm dünyada sorun olmaya devam etmektedir (2). Bütün tüberküloz olgularının %80-90’ında hastalık akciğerde ortaya çıkmaktadır. Diğer organ tüberkülozlarının bir çoğu da akciğerdeki tüberküloz enfeksiyonunu takiben meydana gelmektedir (3). Her yıl dünyada yaklaşık  9 milyon insan tüberküloz hastalığına yakalanmakta, 1.7 milyon insan ölmekte ve çok ilaca dirençli tüberküloz yayılmaktadır (4). Tüberküloz hastalarının çoğu 15-49 yas arasındadır (1). Tüberküloz ölümlerinin hemen tümü, önlenebilir ölümler olup genellikle genç ve erişkinlerde olmaktadır  (3).

Bulaşıcılık

            En sık  solunum yolu ile bulaşır (5). Gerçek bulaşma mekanizması hasta bireylerin öksürük, hapşırma, konuşma, şarkı söyleme  gibi derin solunum hareketleri ile basil yüklü damlacıkların çevre havasına dağılması ve buharlaşma sonucunda daha küçük partiküller haline geçen damlacık çekirdeklerin sağlam bireyler tarafından solunum yoluyla alınması ile olur. Diğer bulaşma şekilleri nadirdir. Eskiden, mycobacterium bovis enfeksiyonunun enfekte inek sütünün tüketilmesi ile bulaşması sık görülürdü; ancak bu bulaşma şekli, tüm gelişmiş ülkelerde süt ve süt ürünlerinin pastörize edilmesi ile kontrol altına alınmıştır (6). Mikrop bulaşmış eşyaların elle tutulması ile enfeksiyon bulaşmamaktadır. Kalabalık ortamda yaşama ve fiziki yakınlık bulaşmanın önemli belirleyicilerindendir. Kapalı ortamda temasda bulunanlarda tüberkülin pozitifliği ve hastalık oluşması, açık ortamlarda temas halinde olanlardakinden daha fazladır. Enfeksiyon riskinde aile içi bireyler başta gelmektedir. Bunu okul, işyeri ve daha az oranda da arasıra bir arada olan temaslılar izlemektedir (7).  

         Tedavi

Tüberküloz tedavisinde en önemli faktör ilaçlardır.  Dinlenme, beslenme ve iklim gibi faktörlerin etkileri önemsizdir (6). Tüberküloz hastalarında tedaviyi tamamlamak çok güç olup başarısızlıklar yaşanabilir. İlaçların tanımlanandan daha kısa süre alınması hastalığın daha sonraki tarihlerde yeniden aktif hale gelmesine fırsat vermektedir (8). Tüberkülozun tedavisisi en az 6 ay süre ile birkaç ilacın kombine kullanımı ile sağlanmaktadır (9). Tüberkülozda tedavi başarısı, hastaların ilaçları düzenli kullanmasına bağlıdır. Uygun tedavi rejimlerinin kullanılmaması, ilaç direncinin varlığı, hastaların tedaviye uyumsuzluğu ve ilaçlarını düzenli ve yeterli süre kullanmamaları nedeniyle çoğu ülkede tedaviden sonraki nüks oranı yüksektir (10).

            Tüberküloz kontrolü için DSÖ önerisi

 Tüberküloz  epidemilerinin kontrolü için günümüzde en etkili strateji DOTS’(Doğrudan gözetimli tedavi (Directly Observed Therapy = DOTS) dur. Bu strateji, hastaların uygun ilaç kombinasyonları ile gerekli süre sağlık personeli tarafından izlenmesini içeren bir tüberküloz kontrol programıdır (11). Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) 1993 yılında tüberküloz konusunda dünya çapında acil durum ilan etmiş ve bütün ülkelere “Doğrudan Gözetimli Tedavi Stratejisi”ni önermiştir. Bu strateji esas olarak balgamın mikroskopik muayenesinin yaygınlaştırılması ile bulaştırıcı olguların yakalanması ve doğrudan gözetimli tedavi ile tedavi garantisinin sağlanması esasına dayanmaktadır. Bu programın 2015 için koyduğu hedef, olası tüm yayma pozitif olguların % 70’ine tanı konulması ve en az % 85’inin kür edilmesidir (4).

Dünya Sağlık Örgütü  küresel tüberküloz  Kontrolü 2006 raporunda, dünyadaki Tüberküloz insidansı 2004 yılında 100.000’de 140, yayma pozitif Tüberküloz insidansı ise 100.000’de 62’dir (12). Türkiye, 100.000’de 26 ile tüberküloz hastalığının orta sıklıkta görüldüğü ülkeler arasındadır. Resmi veriler hastalık insidansının son yıllarda stabil seyrettiği veya yavaş da olsa bir azalma olduğunu göstermektedir. Fakat bakteriolojik tanı olanaklarının düşüklüğü, kür oranlarının DSÖ’nün belirlediği  %85 hedefinin çok altında olması çok ilaca dirençli hastaların önemli orandaki varlığı tüberküloz kontrol programımızın yetersizliğini göstermektedir (4).

Ulusal Sağlık 21 kapsamında, 2010 yılına kadar; tedavisi gerekli tüberküloz vakalarının (aktif tüberküloz) %70’inin tespit edilmesi, bunların % 85’inin tam tedavisinin sağlanması ve nihai olarak tüberküloz insidansının en az % 50 azaltılması, hedeflenmiştir.

Tüberküloz, geçmişte tedavisindeki başarının  düşüklüğü nedeniyle pek çok ölümlere sebep olması yönünden çok kötü bir üne sahip olmuş bir hastalık olmakla beraber günümüzde başarılı tedaviler sayesinde önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalık hüviyeti kazanmıştır. Ancak hastalığın erken tanısı ve tedaviye uyum açısından halkın ve sağlık çalışanlarının bilinçlendirilmesi önem taşımaktadır.

 

              KAYNAKLAR

1.      Global tuberculosis control: surveillance, planning, financing. WHO report 2005.Geneva, World Health Organisation. (WHO/HTM/TB/2005.349). 

2.      Arpaz S, Keskin S, Kıter G, Sezgin N, Uçan E.S. Tüberkülozlu Çocuk Hastalarımızın Geriye Dönük Olarak Değerlendirilmesi. Toraks Dergisi, 2001;2(1):27-33.

3.      Özkara  Ş, Aktaş Z, Özkan S, Ecevit H. Türkiye’de tüberkülozun kontrolü için başvuru kitabı. Ankara T.C. Sağlık Bakanlığı Verem Savaş Daire Başkanlığı 2003: 9-10.

4.      Kılıçaslan Z. Dünyada ve Türkiye’de tüberküloz. Ankem Dergisi 2007;21(Ek 2):76-80.

5.      Umut S, Yıldırım N. Tüberküloz In: Erk M. (Ed). Göğüs Hastalıkları (cilt 1) Kitabı. İstanbul 2001: 486-547.

6.      T.C. Sağlık Bakanlığı Verem Savaşı Daire Başkanlığı, Tüberküloz hastalarının tanı-tedavi ve izlenmesi  Ankara, 1998.

7.      Alper D, Alataş F. Tüberkülozda Bulaşma.In: Özdemir N (ed). Tüberküloz. 1997: 33-44.

8.      Çil A, Olgun N. Akciğer tüberkülozlu hastalarda tedaviyi etkileyen faktörlerin incelenmesi. Hemşirelik Formu Dergisi, 2004; 7(3): 43-47.

9.      Frieden R.T., Sterling T.S., Munsiff S.S. et al. Tuberculosis.  The Lancet, 2003;362:887-899.

10.  Topçu A.W, Söyletir G, Doğanay M.Enfeksiyon hastalıkları ve mikrobiyoloji Ankara, Nobel Tıp Kitabevleri, 2002,ss:538-98.

11.  Üner S, Melek A, Koşan A. Günümüzde Verem Savaşı ve DOTS. Hacettepe Toplum Hekimliği Bülteni, sayı 1, 24 ocak 2003.

12.  Global tuberculosis control: Surveillance, planning, financing. WHO report 2006. Geneva, World Health Organization (WHO/HTM/TB/2006.362).T4

 

Yorum ekle

Lütfen hakaret ve küfür içeren yorumlar yapmayınız


Güvenlik kodu
Yenile


bottom

Destekleyen Joomla!. Designed by: Lonex.com domain registrar ntchosting Valid XHTML and CSS.