Güncel
Yayınlar
| MİLLETVEKİLLERİNİ BAZI ŞEYLERE HAYIR DİYEBİLMEK İÇİN YÜREKLENDİRMEK |
|
|
|
| Salı, 21 Aralık 2010 19:04 |
|
Uz.Dr.Nureddin ÖZDENER Silah Kanunu Tasarısına Karşı UMUT VAKFININ YANINDA YER ALMAK,
http://www.umut.org.tr/bulten/2010.SilahKanunu.htm
Gençlik silahçının iştahını kabartıyor,
Sigara reklamlarından canımız yandı... Yılda 100 000 kişiyi sigara nedenli hastalık yüzünden kaybediyoruz. Yarın öbür gün posta kutunuzda pizza reklamlarının yanında ya da bir hipermarketin el ilanında
BİZİM SİLAHIMIZ DAHA KESİN ÖLDÜRÜR.. ÖLDÜRME GARANTİLİ SİLAH,
18-20 yaş arası taksitle silah satışı yapılır reklamları görürseniz şaşırmayın.
YARIN ÇOK GEÇ OLABİLİR!
5N1K SİLAH RUHSATI VE YASA TASARISI ÜZERİNE
Kafdağı’nın önünde doktorluk yaptığım yıllarda silah ruhsatı için gelenler çok olurdu. gerçi bazıları vekillerini gönderirdi, doldurulmuş bir sağlık raporuyla! :-) niye diye sorardım niye silah?.. neden silahlanıyorlardı. ne diye ? gerektiğinde kullanılsın diye... bir gün lazım olabilir... peki ne zaman lazım olacaktı. silah kullanmayı gerektirir durumlar nelerdi? nerde yazıyordu kitabı, kuralı var mıydı? onlara göre alınmalıydı. hem de birbirlerine nispet en pahalısından, en etkilisinden. içlerinde en yakın arkadaşlarım, sevdiklerim, silahla hiç işi olmayacak kişiler, kimi de genetik olarak silaha yatkın olanlar..., kanlarına giriyordu silah komisyoncuları, güvenlik güçlerine hediye edilmiş silahlar güya cüzi bir bedelle hediye ediliyordu. Sonra torpil arama; taşıma yada bulundurma, hangi parti başkanı yada milletvekili.. hangi vali zor durumda bırakılacak, emsal gösterilip, en sonunda silah bele takılacak.. yazın yakan güneşinde ceket giyilecek, okul sıralarında kitap, kalem, çanta taşımayanlar samsonite çantalar taşımaya başlayacak. evde dursun dedi arkadaşım taa İstanbul'dan gelmiş almaya, burada veriyorlarmış, ucuzmuş, ruhsat almak kolaymış.. aldı da sonunda.. beş yılda bir kere kullandı; bir düğünde düğün sahibini tedirgin etmiş, insanları ürkütmüş umurunda mı? serseri kurşun... serseri kurşun yüzünden kaç ayakkabı ayaksız kaldı. kaç maç sevinci kursağında kaldı bu ülke insanlarının.. kaç düğün davetlilerin, gelin yada damadın ölümüyle taziye ye dönüştü.. kaç öfkeli, hakim olamayıp kendine yanlış koyup teşhisi, parmağını dayadı tetiğe ceza evinde hekimken karşılaştım onlarla,, pişmanım... pişmanım diyordu çoğu. niye pişmanlık duyuyorsa, lazım olmuştu ve kullanmıştı. zaten kullanmayacaksa niye alsındı kiii.. silah ruhsatı için sağlık raporu vermek bana bir işkence, bir tecavüz gibi gelmiştir. beynime yapılan tecavüz, eğitimime , tıp bilgime, düşüncelerime... yaşam kurtarma amacıma, başkalarının yaşama hakkına ... hep kullanılıyormuşum hissine kapılmışımdır.. verirken raporu yüzlerce yaralı, vaka, kişi, anı geçer gözlerimin önünden... "silah ruhsatı almasında sağlık açısından sakınca yoktur" bunu da beğenmeyip geri gönderirlerdi kişileri, "silah ruhsatı almasında ruhen ve bedenen bir sakınca yoktur" diye düzeltecekmişim... sorarım sizlere ruhen ve bedenen sakıncası olmasa neden silah alsın? kişi... 5.000.000.000.(beş bin YTL) versin de silah alsın sonrada ALLAh muhtaç etmesin desin... ve sevgili dostlarım çok uzatmayayım... benim için burada yazılanlar bir kefarettir diyebiliriz. verdiğim silah ruhsatı raporlarının kefareti... bilgi ve bilim silahını elde etmek,
çiçek taşımak için yarışacağımız günlerin, umuduyla...
Sevgili Arkadaşlar, Dostlar,
Merhaba,
Silah Kanunu Tasarısına Karşı Eylemliliğe Davet
Özellikle sevgili Mardinli arkadaşlar Mardin'de DEFİLE YAPILMASIN diye fırtınalar koparan Sivil Toplum Örgütleri...
Mardin Hoşgörü kenti... SİLAHLANMAYA KARŞI ÇIKMAK,
SİLAH RUHSATI YAŞININ 18'e indirilmesine tepki göstermenin bayraktarlığı zamanıdır. Bu Türkiye'nin misafir odası olan Mardin'e yakışır.
TÜRKİYE sesiz kalmamalıdır.
Umut Vakfının sesini herkes duymalıdır.
Mardin'de bizim canımız yüreğimiz, başımız
yıllardır silahlar yüzünden ACIYOR, YANIYOR, AĞRIYOR...
Yıllar önce Mardin Dargeçit (1994 haziran ayı) gece beni uyandırdılar
bir hastaya bakmam için, kapı gümbür gümbür çalıyordu,
(dipçikle vurup vurup vurmadıklarını hatırlamıyorum.)
bir kız çocuğunu getirmişlerdi. 13-14 yaşlarında.
gecenin bir yarısı saatin akrebi 3'ün üzerindeydi. Lojmandan çıktım yandaki sağlık ocağının kapısını açtım, muayene odasına geçin geliyorum dedim. Amacım elimi yüzüzmü yıkayıp açılmaktı. muayene odasına girdim, muayene masasına yöneldim. Karşımda bir kalaşnikof,
muayene masasının üzerine konmuş duvarla 45 derecelik bir açıyla üçgen oluşturmuştu. Tahta kabazası yağ tabakası tutmuş, buz gibi çelik orada duruyordu. Birden tansyon alatine uzandım.
Silahın tetik kısmını kaplayacak şekilde tansyon aletinin manşonunu doladım; puara basıp bırakarak şişirmeye başladım. Kızcağızı getiren kişi "Ne yapıyorsun doktor bey hasta burada" deyince Muayene masasına madem koydunuz TANSYONUNU DÜŞÜRMEK lazım.... Masada kim varsa öncelik onun.
3 gün bekletildikten sonra gecenin 3 de getirilen kızcağızı Kriptik tonsillit teşhisi koyduktan sonra penislin yapmıştım. Fleming'in ruhuna dua ve minnet ile....
Türkiye’de yılda dört bine yakın kişi ateşli silahlarla ölüyor, 700 kişi de yaralanıyor. - Cinayetlerin yüzde 60’ında ateşli silah kullanılıyor. - Her 10 kişiden birinde ve her üç evden birinde ateşli silah mevcut. - Silaha kolay ulaşılabilir olması cinayet, intihar gibi olayların en önemli nedeni. Evde silah bulunması ev halkından birinin cinayet, intihar, kaza gibi nedenlerle ölmesi riskini yüzde 41 artırıyor. - Tartışma, kıskançlık, namus gibi önceden tasarlanmamış olaylarda silah kullanımı yüzde 90 gibi yüksek bir orana sahip.
...
Not:Silah Kanunu Tasarısı: http://www.umut.org.tr/userfiles/file/SilahKanunuTasarisi07.12.2010.pdf İçişleri Alt Komisyonu’nda kabul edilen Silah Kanunu Tasarısı hakkındaki
Umut Vakfı’nın AÇIKLAMASI ve ÖNERİLERİ:
http://www.umut.org.tr/bulten/2010.SilahKanunu.htm |





